Ne Yaptın Bugün?

Tüm günün yorgunluğunu, stresini kapıda bırakıp ‘Bismillah’ diyerek eve girmeye hazır mısın? Eşinin de (çalışıyorsa) senin gibi tüm gün stres ve yorgunlukla başetmeye çalışıp kendini bir an önce eve atmak istediğinin farkında mısın? Ya da evde senin için akşama kadar hazırlık yapıp iki sohbet etmeye can attığının bilincinde misin? Bunların cevabı var mı sende? Eğer hepsinin farkındaysan dışarıda ki rolünü üstünden çıkarıp askıya asıp ev moduna geçiş için terliklerini giy bakalım. ‘Hoşgeldin hayatım!’ diyen kişiye yani eşine bir tebessüm edip ‘Hoş bulduk’ diyip sarılır mısın? Onu özlediğini söyleyebilir misin? Bak o zaman üzerinde ne yorgunluk kalır ne stres…

Bir çok evlilik bu kısa sohbetten mahrumdur.Mahrum olduğundan evliliği onun için artık bir mecburiyet haline dönüşmüştür.Her şey bir (Hoş)gelip (Hoş)bulmaktan ibarettir aslında. Bunun aksini iddia etmek evliliğe hakaret değil midir? Aslında bir şükür sebebidir kapını çalan ve açanın olması. Senin için hazırlanan bir sofra mutlu edebiliyor mu seni? Bu kadın olsun erkek olsun farketmez. Söylediklerimi tek cinsiyet üzerinden değerlendirmeyin lütfen. Masaya hem ruhunu hemde karnını doyurmak için otur. Sohbeti ilk sen başlat. Konuşacak konu yok gibi düşünme.
Ne yaptın bugün? Diye konuya giriş yapabilirsin. Ses tonun hesap sorar gibi değil de merak eden bir eşin konuşması gibi olsun. Onu merak ettiğini, onunla ilgilendiğini, düşündüğünü gösteren bir tavır sergile. Küçük bir soruyla hissettirebilirsin bunu.Sorunun karşılığını geçiştirecek bir cevapla konuşma. Gün boyu yaşadıklarını hissettir ona. İyi ya da kötü geçen bir günün vaziyetini anlat. Çekinme. Karşında ki senin eşin. Seni en iyi o anlar. Anladığını düşündüğün için evlendin.
-‘Biraz yoğunluk vardı. Sürekli bir sağa bir sola koşturduk tüm gün. Çok yoruldum ama sana koşabilmek için can attım. Saatleri saydım.’diyebilirsin. Karşında ki senin çok yorulduğunu anlayacaktır muhakkak.Anlar çünkü o senin ‘EŞin’. Sen ne hissediyorsan o da hisseder merak etme.Sofranın adabı ve bereketi daim olsun istiyorsan yüzün asık oturma o sofraya. Bunlar bir kural değil mutluluğun geçtiği küçük eşikler aslında. Bu eşikleri atlayamazsan takılıp düşer tepe taklak olursun.Çay yorgunluğu alıp muhabbetti arttırır derler. Akşam yemeğinden sonrada iyi gider☺️ Yanında da güzel bir film. Ayrı ayrı koltuklarda oturmayın.Yan yana oturup birbirinizle temas edin. O sıcaklığı hissettirin birbirinize. Bazen filminiz yarı da kalır bazen de yudumladığınız çay. Flörtleşerek sokulun koynuna. Planlı değil hissinizle hareket edin eşinizle. Aslında hiçte planda yoktu dimi yorgunluğunuzu bir yemekle atıp koltukta öpüşmek. Planlı olur mu ya bu işler?Heyecanı kaçar.Aksi takdirde sıkıcı olur 👍 Kalbinizin ritmi değişmiyorsa zevki de kalmaz yaptığınız aktivitenin. Evliliği ayakta tutan ilk temel heyecanlanmaktan geçer.

Belki bunu da beğenirsin

1 Yorum

  1. Yazınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Okurken kendi evliliğim gözümün önünden geçti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir