Beynimde Susmayan Biri Var!

Seninle konuşan hayali biri mi var?Yoksa içinde susmayan bir ses mi? Konuştuğun kişiyi görüyor musun? Yoksa sadece beyninde ki o susmayan sesle mi muhabbet ediyorsun?Bu saydıklarım birbirinden çok farklı şeyler. Eğer konuştuğun kişiyi senden başkası görmüyorsa etrafça garipsenirsin.Sana zarar vermiyorsa gizli gizli muhabbet edebilirsiniz😀 Çünkü bazen insanlara kendini anlatamazsın.Kendini yine en iyi sen anladığın için hayali bir arkadaş edinirsin kendine.Abartıya kaçılmadığı sürece bu normal bence.Ama asıl sıkıntı vesvese şeklinde beyninde seni bırakmayan o sesler.Senin hayatını resmen ele geçiriverir.Şimdi Nerden biliyorsun ki bunu dediğini duyar gibiyim. Biliyorum, çünkü bende de böyle bir problem olmuştu. En son ‘Yeteerrr artık sus sus.’ Diyip kendimi tokatladığım günü hatırlıyorum.Eşim beni görünce şok oldu. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu garibim.Kendime gelmem uzun zamanımı aldı. Ama ben başardım.Farkettim ki buna sebep olan korkularımın çoğalmasıydı. Ne zaman kötü bir haber izlesem, birinin ölüm haberini alsam, deprem olsa, kötü insanlarla karşılaşsam o zaman beynimde ki o canavar ses ortaya çıkıyor kötü senaryalor üretiyor beni sevdiklerimden vurmaya çalışıyordu. En çokta eşimden. Eşimle muhabbet ettiğim anda aynen şöyle oluyordu.Eşim bir yere işe gideceğini söylüyor dua et bana güzel geçsin diyor.Hemen o içimde ki ses devreye giriyordu.’Acaba başına kötü bir şey mi gelecek. O yüzden mi dua istiyor senden. Acaba onumu kaybedeceksin vs. Vs. İlk zamanlar bu ses beni ele geçirdiği için hemen ağlamaya başlıyordum. Eşimi o gideceği yere ya göndermiyordum ya da bende onunla gidiyordum. Ne olacaksa ikimize olsun mantığıyla hareket ediyordum. Benim yüzümden çok şeyi yapmaktan vazgeçiyordu. En kötüsü de neydi biliyor musun? Şans eseri içinden geçen bir şey gerçekleşiyorsa iyi ya da kötü her şeyi ona yormaya başlıyorsun. Bir zaman sonra seni ele geçirmeye çalışan o ses amacına ulaşmaya başlıyor. Bir cümle dahi kurmadan önce aklında bin tane süzgeçten geçirmek zorunda kalıyorsun. Acaba böyle böyle konuşsam şu sebepten dolayı mı söylemiş oluyorum. Acaba kötü bir şey mi olacak ta böyle söyledim. Aman Allah ‘ım acaba içime mi doğuyor da aklıma bu geldi diyorsun. Daha sonra bu ses senin yakana öyle bir yapışıyor ki tek başına bir şey yapamaz hale geliyorsun. Sevdiklerini yapacağı şeylerden vazgeçirmeye çalışıyorsun. Vazgeçmeyen olursa da eve geleceği ya da gideceği yerden bir haber gelmesi için saat sayıyorsun. Bu anlattıklarım bazılarına deli saçması gelebilir. Ama bazılarımız bunları ya yaşadı ya da yaşıyor. Bizi garipsemeyin. Derin bir araştırma yaptım. Etrafımda ki insanları gözlemledim. Ama bir psikoloğa gitmedim. Çünkü beni kimsenin anlamayacağını bir çözüm bulamayacaklarını hatta onlara ne anlatacağımı bilemediğim için gidemedim.Eskilerin bazen de doktorların kullandığı bir söz var ordan çıktım yola. İnsanın en iyi doktoru yine kendisidir. Kendi doktorun sen olacaksın. Bende burdan cesaret aldım. Sende benim gibi anlatsana kimsenin seni anlamayacığını düşünüyorsan burdan başlayabilirsin. Acaba bunları sadece ben mi hissediyorum. Sadece ben mi bu sesleri duyuyorum diye merak ettim ve deli gib internette araştırma yapmaya başladım. Gördüm ki yalnız değilmişim. Benim gibi hisseden, hayali biriyle değil içinde ki sesle boğuşan bir sürü insan varmış. Bir sürü insan var ama tek bir nedenin olduğunu gördüm.Hepsi korkuyordu. Korktukça seslerin daha da yükseldiğini benim gibi aslında kendiyle savaştığını düşünüyordu.Orda bir çözüm bulamadım belki ama yalnız olmadığımı bilmek beni inanılmaz rahatlattı. Unutma arkadaşım yalnız değiliz. Burdan cesaret aldım ve bu duyduğum sesleri beni yargılamayacak birine anlatmaya karar verdim.Tabiki eşime. Bekarsan eğer sende seni yargılamayacağını bildiğin birine bu derdini muhakkak anlat. Göreceksin ikinci bir rahatlamayı o anda yaşayacaksın. Eşime anlattığımda o ses resmen can çekişiyordu beynimde. Ne gerek vardı şimdi onu da çektin içine diyip duruyordu. Eşime dedim ki sana bunları anlatırken bile susmuyor Allah ‘ın cezası. O anda bana öyle bir sarıldı ki ben senin yanındayım merak etme demenin en güzel haliydi. Gün geçtikçe bu konuyla ilgili videolar izledim. Orda bi adam şöyle diyordu.’Korkmak canlılara ait bir özelliktir. Önemli olan korkularla başa çıkmanın yollarını aramak. Kendinize yeni korku yaratan sesleri duyuyor olabilirsiniz ama onları dinlemeden başka şeyleri hayal edin. Yani o seslerin konuşmasına izin vermeyin.’Bende bir süre böyle yapmaya çalıştım. Evet beynimde hala konuşan biri vardı ama ben onu dinlemiyordum bile. Sen sadece zırvalıyorsun diyor geçiyordum.Sonra yine kendime yakın gördüğüm birine hissettiğim korkuları onun da hissedip hissetmediğini sordum.Gördüm ki oda arada böyle şeyler düşünüyormuş ama tevekkül ettiğinden bunu önemsemiyormuş. Zamanla farkettim ki insanlara anlatmaya konuşmaya çekindiğim o duyduğum sesi artık rahatlıkla muhabbet konusu yapabiliyorum.Konuştukça açıldım açıldıkça rahatladım. Zamanla kendi ilacımı bulmuştum aslında.Sende konuşmaktan çekinme.Çözüm sadece sende. He birde kendine yeni bir hobi edin. Ben balkona meyve sebze ekmeye başladım mesela😀Onlarla uğraştıkça rahatladım. Artık beynimde ki o ses sadece çiçeklere su ver diyor 😀

Continue Reading

Korkulacak tek şey korkmaktır!

Korkularınız; hayatınızı kaliteli yaşamaktan uzak tutar.Ulaşmak istediğiniz her şeyden sizi alıkoyar.Kısacası alacağınız her nefesi size bir ok gibi geri saplar.Sürekli endişeli bir hal takınırsınız.Etrafınızda ki her canlıya şüpheyle yaklaşırsınız.Başlayacağınız bir işe korkarak adım atar sonucunu beklerken kaygılanırsınız. Psikolojik olarak fena halde yıpranırsınız. Nefes almakta zorluk çeker sürekli endişe ve panik halinde olursunuz. Kalp ritminin dışına çıkar bayılacak gibi hissedersiniz.Başkasının cesaret ettiği şeye hayran kalıp o cesareti kendinizde bulamazsınız.En basit olaylarda bile çözüm odaklı olamazsınız. İnsanlardan uzaklaşır kendi iç dünyanızla baş başa kalırsınız. Peki ya bu korkulardan kurtulmanın yolu nedir? Hadi tek tek sıralayalım..!

1.Korkularınızla Yüzleşin!

Bir aynanın karşısına geçip kendinize hesap sorar gibi bakın.Yükses sesle ‘Sen kimsin de hayatımı mahvediyorsun.’diye bağırın.Sanki biriyle tartışıyormuş gibi el kol hareketi yapın. Tehdit edin aynada ki korkak yüzü. Hayat benim hayatım dilediğimi yaparım. Sonuçlarını yaşayarak tecrübe ederim. Engel olamazsın sen bana diyin. Göreceksin içinde ki gerçek seni o an yakalayacaksın. Kararlılığın seni bile şaşırtacak.

2.Korktuğunuz Olayları Not Alın!

Hangi durum seni ürkütüyorsa, hangi ortam seni kaygılandırıyorsa tek tek not al. Ama not alırken çekinme.Utanma. Kimse görmeyecek yazdıklarını. Örneğin bir çok insan karanlıkta uyumaktan korkar. Bu utanılacak bir durum değil yaz. Yalnızken tuvalete gitmeye korkan insanlar var.Utanma kendinden onu da yaz. Sen yaz ki korkuların seni korkutmaktan utansın.

3.Korkularınızı Kabullenip Nedenini Düşünün

Bir olayın nedeni bilinirse çözümü kolaylaşır.Neden-Sonuç ilişkisini iyi kurman gerekir. Mesela yüksekten neden korkuyorsun? Küçükken geçirdiğin bir kazadan sonra , arkadaşlarının sana yaptığı şaka sonucunda, yanlışlıkla birini düşürmüş de olabilirsin. Tüm bunların sonucunda sende yüksekten korku olgusunu yaratmıştır.Nedenini bulup sonucunu değiştirmek için adım atmalısın. Unutma neden tektir sonuçları Çifter Çifter gelir. Diyelim ki yükseklik korkun var. Aşağıya ya da yukarıya bakarken başın döner, miden bulanır, gözlerin bulanıklaşır. Eeee. Sırf bu aşılacak sebeplerden dolayı hiç mi lünaparka gidip eğlenemeyeceksin? Diyelim ki kariyerinin en güzel yerindesin ve odan 16. Katta. Ne yapacaksın kariyerinden mi vazgeçeceksin korkularından mı? O yüzden nedenini bul ve onunla inatlaş..!

4.Korkularınızı Bir Hastalık Olarak Düşünün!

Her hastalığın bir ilacının olduğunu bilerek çıkın yola. Korkularda psikolojik bir hastalıktır. Tedavisi sende. İlacı sende. Olumlama yöntemiyle korkularınıza yanaşın. Mesela sınav korkunuz var. Kesin yine kalırım, zayıf alırım. Hiç çalışmasam daha iyi gibi düşüncelerin tam aksini düşünün. Alt tarafı bir sınav en fazla 1 saat sürecek. Ben o saate kadar çalışırsam kesin geçerim. Geçemesem de bu dünyanın sonu değil ya diyerek kendinizi motive edin. Buna olumlama denir. Yüksekten korkuyorsanız üst katlarda oturan bir akrabanızı ziyarete gidin mesela. O hayatını orda sürdürüyor bende en azından birkaç saat oturabilirim. Bunda korkulacak bir şey yok diyin. İnatlaşın ve olumlama yapın. Göreceksiniz aynaya artık hesap sorar gibi bakmayacaksınız. Başarmış olmanın gruruyla kendinize tebessüm edeceksiniz.
5.Artık Korkmadığınızı kendinize ispatlayın!

Adım adım korkusuz olduğunun farkında mısın? Artık kalbinin ritmi düzenli atıyor. Ellerin terlemiyor. Kendine daha özgüvenlisin. E göster kendini topla arkadaşlarını korku evine bilet alın da görelim bakalım sonuçları😀Bu arada sana bir film tavsiyem var. Eminim daha önce izlemişsinizdir.İzlemediysen bile mutlaka izle. ‘Korkusuz Korkak.’ Hem güleceksin hem de filmin ve benim sana iletmek istediğim asıl mesajını alacaksın.

Continue Reading