🤚 eştir..!

Fikir dalaşı yapmaktan çok kendince doğru olanı seçkin cümlelerle eleştirdiğin sürece seni dinleyeceklerini unutma..!Aksi takdirde basit bir olayda sesin sadece uğultu olarak duyulacaktır.Şimdi başlayalım.

1.Zuhal Topal’la Sofrada

Program gelinler ve kayınvalidelerin birlikte katıldığı belli bir süre içerisinde gelinlerin yemek yaptığı ve misafirlerin beğenilerine sunmalarından ibaret. 1-10 arasında da puanlama mevcut. Kayınvalidelerin puanı bizzat direk olarak açıklanırken Zuhal Topal ın puanı finalde açıklanıyor. Buraya kadar bir sorun yok. Ama asıl sorun her yarışmacının kendi gelinini kollaması ve asla hakedilen puanların verilmemesi. ‘Sen benim gelinime bunu verdin ben de o yüzden sana bunu verdim.’ Benim gördüğüm zaten oraya kafalarında bir puanla gidiliyor. Yemek güzel olmuş olmamış önemli değil. Hele ki emeklere verilen puanlar içler acısı. Görüşüm şu:Madem sana verilen puanı adaletsiz buluyorsun e sen adaleti temsil etsen daha doğru örnek olmaz mısın? Belki parayı kazanamazsın ama gece yatağa vicdanın rahat girersin..!

2.Gelinim Mutfakta

Yayın hayatına sevgili Fatih Ürek ile başlayan program güzel ilerliyordu. Gelinler yemek yapıyor kayınvalideler puanlama sistemiyle gelinlerinin yemeklerini bulmaya çalışıyor. Zaman geçtikçe bir reality şova dönüşmeye başladığını düşünüyorum. Farklı kostümlerle gelen kayınvalideler mi desem birbirleri ile sürekli atışan gelinler mi desem hepsi var programda. Bana kalırsa yine puanlamalar adaletli olarak verilmiyor. Zaman içerisinde sunucu değişiklikleri de oldu. Onur Büyüktopçu ile devam etme kararı alındı sonra karardan vazgeçildi. Son olarak Seda Sayan ile anlaşma yapıldı.Peki sizce programı kim daha iyi sunuyor?

Continue Reading

Beynimde Susmayan Biri Var!

Seninle konuşan hayali biri mi var?Yoksa içinde susmayan bir ses mi? Konuştuğun kişiyi görüyor musun? Yoksa sadece beyninde ki o susmayan sesle mi muhabbet ediyorsun?Bu saydıklarım birbirinden çok farklı şeyler. Eğer konuştuğun kişiyi senden başkası görmüyorsa etrafça garipsenirsin.Sana zarar vermiyorsa gizli gizli muhabbet edebilirsiniz😀 Çünkü bazen insanlara kendini anlatamazsın.Kendini yine en iyi sen anladığın için hayali bir arkadaş edinirsin kendine.Abartıya kaçılmadığı sürece bu normal bence.Ama asıl sıkıntı vesvese şeklinde beyninde seni bırakmayan o sesler.Senin hayatını resmen ele geçiriverir.Şimdi Nerden biliyorsun ki bunu dediğini duyar gibiyim. Biliyorum, çünkü bende de böyle bir problem olmuştu. En son ‘Yeteerrr artık sus sus.’ Diyip kendimi tokatladığım günü hatırlıyorum.Eşim beni görünce şok oldu. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu garibim.Kendime gelmem uzun zamanımı aldı. Ama ben başardım.Farkettim ki buna sebep olan korkularımın çoğalmasıydı. Ne zaman kötü bir haber izlesem, birinin ölüm haberini alsam, deprem olsa, kötü insanlarla karşılaşsam o zaman beynimde ki o canavar ses ortaya çıkıyor kötü senaryalor üretiyor beni sevdiklerimden vurmaya çalışıyordu. En çokta eşimden. Eşimle muhabbet ettiğim anda aynen şöyle oluyordu.Eşim bir yere işe gideceğini söylüyor dua et bana güzel geçsin diyor.Hemen o içimde ki ses devreye giriyordu.’Acaba başına kötü bir şey mi gelecek. O yüzden mi dua istiyor senden. Acaba onumu kaybedeceksin vs. Vs. İlk zamanlar bu ses beni ele geçirdiği için hemen ağlamaya başlıyordum. Eşimi o gideceği yere ya göndermiyordum ya da bende onunla gidiyordum. Ne olacaksa ikimize olsun mantığıyla hareket ediyordum. Benim yüzümden çok şeyi yapmaktan vazgeçiyordu. En kötüsü de neydi biliyor musun? Şans eseri içinden geçen bir şey gerçekleşiyorsa iyi ya da kötü her şeyi ona yormaya başlıyorsun. Bir zaman sonra seni ele geçirmeye çalışan o ses amacına ulaşmaya başlıyor. Bir cümle dahi kurmadan önce aklında bin tane süzgeçten geçirmek zorunda kalıyorsun. Acaba böyle böyle konuşsam şu sebepten dolayı mı söylemiş oluyorum. Acaba kötü bir şey mi olacak ta böyle söyledim. Aman Allah ‘ım acaba içime mi doğuyor da aklıma bu geldi diyorsun. Daha sonra bu ses senin yakana öyle bir yapışıyor ki tek başına bir şey yapamaz hale geliyorsun. Sevdiklerini yapacağı şeylerden vazgeçirmeye çalışıyorsun. Vazgeçmeyen olursa da eve geleceği ya da gideceği yerden bir haber gelmesi için saat sayıyorsun. Bu anlattıklarım bazılarına deli saçması gelebilir. Ama bazılarımız bunları ya yaşadı ya da yaşıyor. Bizi garipsemeyin. Derin bir araştırma yaptım. Etrafımda ki insanları gözlemledim. Ama bir psikoloğa gitmedim. Çünkü beni kimsenin anlamayacağını bir çözüm bulamayacaklarını hatta onlara ne anlatacağımı bilemediğim için gidemedim.Eskilerin bazen de doktorların kullandığı bir söz var ordan çıktım yola. İnsanın en iyi doktoru yine kendisidir. Kendi doktorun sen olacaksın. Bende burdan cesaret aldım. Sende benim gibi anlatsana kimsenin seni anlamayacığını düşünüyorsan burdan başlayabilirsin. Acaba bunları sadece ben mi hissediyorum. Sadece ben mi bu sesleri duyuyorum diye merak ettim ve deli gib internette araştırma yapmaya başladım. Gördüm ki yalnız değilmişim. Benim gibi hisseden, hayali biriyle değil içinde ki sesle boğuşan bir sürü insan varmış. Bir sürü insan var ama tek bir nedenin olduğunu gördüm.Hepsi korkuyordu. Korktukça seslerin daha da yükseldiğini benim gibi aslında kendiyle savaştığını düşünüyordu.Orda bir çözüm bulamadım belki ama yalnız olmadığımı bilmek beni inanılmaz rahatlattı. Unutma arkadaşım yalnız değiliz. Burdan cesaret aldım ve bu duyduğum sesleri beni yargılamayacak birine anlatmaya karar verdim.Tabiki eşime. Bekarsan eğer sende seni yargılamayacağını bildiğin birine bu derdini muhakkak anlat. Göreceksin ikinci bir rahatlamayı o anda yaşayacaksın. Eşime anlattığımda o ses resmen can çekişiyordu beynimde. Ne gerek vardı şimdi onu da çektin içine diyip duruyordu. Eşime dedim ki sana bunları anlatırken bile susmuyor Allah ‘ın cezası. O anda bana öyle bir sarıldı ki ben senin yanındayım merak etme demenin en güzel haliydi. Gün geçtikçe bu konuyla ilgili videolar izledim. Orda bi adam şöyle diyordu.’Korkmak canlılara ait bir özelliktir. Önemli olan korkularla başa çıkmanın yollarını aramak. Kendinize yeni korku yaratan sesleri duyuyor olabilirsiniz ama onları dinlemeden başka şeyleri hayal edin. Yani o seslerin konuşmasına izin vermeyin.’Bende bir süre böyle yapmaya çalıştım. Evet beynimde hala konuşan biri vardı ama ben onu dinlemiyordum bile. Sen sadece zırvalıyorsun diyor geçiyordum.Sonra yine kendime yakın gördüğüm birine hissettiğim korkuları onun da hissedip hissetmediğini sordum.Gördüm ki oda arada böyle şeyler düşünüyormuş ama tevekkül ettiğinden bunu önemsemiyormuş. Zamanla farkettim ki insanlara anlatmaya konuşmaya çekindiğim o duyduğum sesi artık rahatlıkla muhabbet konusu yapabiliyorum.Konuştukça açıldım açıldıkça rahatladım. Zamanla kendi ilacımı bulmuştum aslında.Sende konuşmaktan çekinme.Çözüm sadece sende. He birde kendine yeni bir hobi edin. Ben balkona meyve sebze ekmeye başladım mesela😀Onlarla uğraştıkça rahatladım. Artık beynimde ki o ses sadece çiçeklere su ver diyor 😀

Continue Reading